Aradığınız Kitap Burada! Zafer Kitap Kulübü * 7. Yıl * Zafer Yayınları - Uğurböceği Yayınları -Kuran-ı Kerim (Hüseyin Kutlu Hattı) Lüks Baskı - Kitap | Din | İnanç | İbadet |
En Güzel Kitap
Allah (c.c.) Kur'ân-ı Kerîm için "O'nu biz indirdik ve O'nu yine biz koruyacağız" buyurmaktadır. Rabbimizin bu fermanıyla ilâhî koruma altına alınan Kur'ân-ı Kerîm bir noktası bile değişmeden günümüze kadar gelmiş ve kıyamete kadar da aynı şekilde müttakîlerin yolunu aydınlatmaya devam edecektir. Kur'ân-ı Kerîm'in indirildiği günden itibaren O'nu yazma, okuma, anlama ve yaşama adına ömürler tüketilmiş, canlar feda edilmiştir. Allah kelamını ona yakışır şekilde yazma, okuyabilme hassasiyeti ve çabası ilim dünyasına kıraat ve tecvid ilimlerini kazandırmıştır. Hiçbir metnin yazılışı ve okunuşu üzerinde bu kadar hassasiyet gösterilmemiş ve hiçbir metin bu titizlikte sanatla dizilmemiş, okunmamıştır. Yine Kur'ân sayesinde; hüsn-i hat, tezhib, ebrû gibi İslâm sanatları sanat tarihimizi zenginleştirmiştir. Mekke’de nâzil olup, Kahire’de okunan Kur’ân-ı Kerîm, İstanbul’da son bir kez şanına yakışır bir ustalıkla yazıldı ve son derece gelişmiş baskı teknikleriyle basıldı. İslâm Medeniyeti’nin en mümtaz sanatlarından olan ve erbabınca “ruhânî bi r geometri” olarak tarif edilen hüsn-i hat, bu mushafta 40 yıllık bir nesih sanatkârı olan Hattat Hüseyin Kutlu’nun maharetli eliyle şekillenmiş ve geleneksel sanat çizgileri modern tekniklerin sunduğu imkânlarla takdim edilmiştir.
El Emeği Göz Nuru
Hattın tabiî seyrine paralel olarak okunuşu son derece kolay olan bir yazı üslubuyla kaleme alınan bu nadide eser, nesih hattının en güzel örneklerinden birini teşkil etmektedir.
Tamamen tabiî bir şekilde yazılarak üzerinde hiçbir sunî genişletme ve daraltma yapılmadan harekelendirilmiş bu Kur’ân-ı Kerîm; hattının özgünlüğü yanında daha pek çok İslâmî sanat örneklerini ihtiva etmektedir. Tezhibi ve serlevhasıyla özel; 99 çeşit durak ve 14 çeşit sure başlığı ile de çok farklıdır. Bunun yanında özel âher kalitesindeki kağıdı; baskısındaki özel sarı ve yeşil yaldızı; hususi zerefşan yan kağıdı ve haliç işi yaldız baskısıyla, kat’ı sanatının en nadide örneğinin kullanıldığı kutu içine yerleştirilmiş bir inci gibi duran Kur’ân; âşıklarına ışıl ışıl göz kırparak bir definenin varlığını haber veriyor. Bu nadide eser ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından da tasdik edildi.
Hüseyin Kutlu Kur'ân'ı en güzel şekilde yazma gayretinin Hz. Peygamber döneminde başladığını söylüyor: "Efendimiz (s.a.s.) daha Kur'ân-ı Kerîm inerken vahiy kâtiplerine bunu yazdırıyor. Onlara tariflerde bulunuyor. "Mim'in gözünü kör etme, sin'i uzat" gibi. Yani yazının güzelleşmesi hususunda tavsiyeleri var. Hz. Ali Efendimiz ashab-ı kiram içerisinde en önemli vahiy katiplerinden ve yazısı en güzel olanı. Onun için hattatlar da Hz. Ali Efendimizi kendilerinin piri kabul eder." Hüseyin Kutlu, Mushaf-ı Şerif'in yazı sürecini ise şöyle anlatıyor: "Hasan Rıza Efendi, Kayışzade Osman Efendi ve Hamid Aytaç hocamızın Mushaf'larını karşıma açıyordum. Onların üçünü de tetkit ettikten sonra, acemi okurun zor kelimeleri daha açık ve net okuyabilmesi için nasıl yazabileceğimi düşünüp sayfanın tertibini yapıyor, ondan sonra yazıyordum. Sayfanın başını ve sonunu değiştirmemek kaydıyla; sayfa içerisinde kelimelerde icabında aşağıya yukarıya kaydırmalar yapmışımdır." Hüseyin Kutlu, Mushaf'ın basım aşamasıyla da yakından ilgilenmiş. Kur'ân-ı Kerîm'e yakışır bir kalitede bir yayın olması için gösterdiği ihtimamı şöyle açıklıyor: "İslâm âlemi üçüncü dünya ülkesi muamelesi görüyor. Vakıa bu. Ben istiyorum ki biz İslâm'ı temsil eden Müslümanlar olarak bu etiketi üzerimizden atalım. Sanatla uğraşan biri olarak ben hisseme düşeni böyle yapıyorum. Bir nevi, dünyaya şöyle sesleniyorum: “Ey dünya, bugün bunu yazacak sanatkârlar var. Hâlâ bu gelenek devam ediyor. Müslümanlar bunu geleneksel sanatlarıyla son baskı tekniklerini harmanlayıp yayımlar, bunu da gör.”
Allah celle celâlühü Kur’an-ı Kerîm için “O’nu biz indirdik ve O’nu yine biz koruyacağız” buyurmaktadır. Rabbimizin bu fermanıyla ilâhî koruma altına alınan Kur’an-ı Kerîm bir noktası bile değişmeden günümüze kadar gelmiş ve kıyamete kadar da aynı şekilde müttakîlerin yolunu aydınlatmaya devam edecektir.
Kur’an’ı getiren vahiy meleği Hazret-i Cîbril meleklerin, O’nun gönderildiği nebîy-i zî-şan da yüzyirmidörtbin enbiyanın serdarıdır. Kur’an-ı Kerîm’in indirildiği gece bin aydan daha hayırlı olan kadir gecesi, yine O’nun indirildiği yer olan haremeyni’ş-şerîfeyn de yeryüzünün en kudsî mekânı olmuştur. O’nu yazan vahiy kâtiplerinin Allah rasûlunün yanında hiç şüphe yok ki hususî bir yerleri vardı.
Kur’an-ı Kerîm’in indirildiği günden itibaren O’nu yazma, O’nu okuma, O’nu anlama ve O’nu yaşama adına ömürler tüketilmiş, canlar feda edilmiştir. Neticede insanlık tarihi ilim, ahlâk, hukuk, kültür, sanat ve medeniyet sahasında, öncesinde ve sonrasında asla sahip olamayacağı değerlere şahitlik etmektedir.
Kur’an’ı doğru anlamak ve doğru anlatabilmek için usul ilimleri yani metodoloji, tefsir, mantık, dilbilgisi, edebiyat ve benzeri bilim dalları gelişmiş… Kur’an ahkâmı etrafında usul-i fıkıh, fıkıh ve islâm hukuku ve bu hukukun çeşitli toplumlarda ve değişik coğrafyalarda uygulanmasıyla da bir kültür ve medeniyet doğmuştur.
Allah kelamını ona yakışır şekilde okuyabilme hassasiyeti ve çabası ilim dünyasına kıraat ve tecvid ilimlerini kazandırmıştır. Hiçbir metnin okunuşu üzerinde bu kadar hassasiyet gösterilmemiş ve hiçbir metin bu kadar sanatlı okunmamıştır.
Yine Kur’an sayesinde Hüsn-i Hat, tezhib, ebrû gibi islâm sanatları sanat tarihimizi zenginleştirmiştir. İnsanlık tarihinde sanatlaşan tek yazının Kur’an yazısı olduğu dikkat çekicidir. Kur’an’ın 114 sûresinden birinin adı kalem sûresidir. Allah Teâlâ’nın bu sûrede kalem üzerine yemin ederek söze başlaması kalemin kutsîyetini ifade eder. Bunun içindir ki, hattatlar kalemi ellerine abdestsiz almazlar ve açtıkları kalem yongalarını asla çöpe atmazlar. Öldükleri zaman da biriktirdikleri kalem yongalarıyla ısıtılan suyla gasledilirlerdi.
Kitâbî sanatların ortaya çıkışı ve gelişmesi Kur’an’a olan saygı ve sevginin tesiriyle olmuştur. Dinî mîmarînin ve bu mîmarîde yer alan celî yazılar, kalemişi, taş işçiliği, çini, kündekâri, sedefkâri ve daha bir çok sanat dalının kaynağı asıl itibariyle Kur’an’ı Kerimdir. Bugün müzelerde yer alan en sanatlı, en değerli yazmalar Kur’an nüshalarıdır. Kısaca temas ettiğimiz bu güzellikler manzumesi bize bir Kur’an medeniyetini ve Kur’anî sanatları anlatıyor.
En güzel tezhibler en güzel ciltler Kur’an-ı Kerîm için yapılmıştır. Kur’an mahfazaları, Kur’an rahleleri müzelerde çok değerli sanat eserleri olarak sergilenmektedir. Kur’an ayetlerinin sonuna konulan durakların ya da noktaların yüzlerce çeşidi yapılmıştır. 1cm2 den daha küçük bir noktanın içinde, birbirine benzemeyen yüzlerce desen tasarımının ne anlama geldiğini kavramak zor olmasa gerektir.
“Kur’an Mekke’de nâzil oldu, Mısır’da okundu, İstanbul’da yazıldı” sözü doğrudur ve tarihi bir gerçektir. Bu söz günümüz için de aynen geçerlidir. Allah’a şükürler olsun ki bugün Kur’an-ı Kerîm yine en güzel şekilde yine İstanbul’da yazılmıştır. İşte size ...
Bu ürünün sayfada belirtilen açıklamaları, fiyatı veya diğer özelliklerinin hatalı olduğuna inanıyorsanız aşağıdaki bilgileri doldurarak bize iletebilirsiniz
Bu forum ile yapacağınız yorumlarınıza cevap veremeyeceğimizi önemle bildiririz. Siparişiniz ve diğer tüm sorularınız için Müşteri Hizmetleri sayfasından Bize Ulaşın seçeneğini kıullanabilirsiniz.
Ürün açıklamasını yetersiz buluyorum.
Ürün açıklamasında yanlışlık var.
Bu sayfada teknik bir hata var.
Bu ürünün fiyatı sizde piyasaya göre daha pahalı.
Ürünün resmi görüntülenemiyor veya çok kalitesiz.
Ürünün resmi yanlış
Belirtmek istediğiniz başka bir öneriniz varsa yazabilirsiniz..!