Yavuz Sultan Selim; Osmanlı'nın en meşhur, aynı zamanda en meçhul padişahı...
Ölümüne sevgiyi de ölümüne korkuyu da bir arada ve her daim yaşayan kabiliyetli ekibiyle, fizik ve teknik bakımdan en üst seviyedeki ordusuyla zamanın ve mekânın şartlarını sonuna kadar zorlayan bir idealist. Padişahların hayran olduğu bir padişah...
Prof. Dr. Feridun M. Emecen, doğumunun 540. senesinde, Sultan Selim hakkındaki ilk ilmî çalışmaya imza atarken Yavuz'u gelecek nesillere efsanelerle değil, gerçeklerle anlatıyor.
Şimdi "Küpeli Padişah" menkıbeleriyle değil kulaklara küpe olacak bir hayat hikâyesiyle Yavuz'u tanıma zamanı...
Bu çalışma; ilginç kişiliği, kısa saltanatına rağmen kazandığı büyük başarıları ile Osmanlı tarihinde farklı bir yeri bulunan I. Selim’i, devrinin kaynaklarına dayalı olarak tanıtmak ve “biyografik mahiyetli siyasi hayatını” ortaya koymak gayesiyle kaleme alınmıştır. I. Selim’in daha döneminde menkıbelere konu olan, hakkında birçok rivayet ve hikâye üretilen hayatı ve siyasi faaliyetleri; geniş sayılabilecek bir literatür oluşturmuştur. Ancak bunların çoğu ilmî derinlikten uzak, popüler vurguları yüksek, doğrudan döneminin kitabî ve arşiv kaynaklarına dayanmayan bir özellik gösterir. I. Selim hakkında yayımlanan kitapların bir ikisi müstesna, önemli bir kısmı ikinci, üçüncü elden kaynaklar temel alınarak, doğru olup olmadığı tartışmalı ve şüpheli bilgilerin hiçbir tahlile tabi tutulmaksızın aktarımından ibaret durumdadır. I. Selim’in hayatını, siyasi faaliyetleri bağlamında ele alan ve doğrudan çağdaş kaynakları ve arşiv belgelerini kullanarak ayrıntılı bir dönem tasviri yapan tek çalışma Selahattin Tansel tarafından kaleme alınmıştır. Onun “Yavuz Sultan Selim” adını taşıyan ve 1969’da yayımlanan bu kitabı aslında doğrudan I. Selim’in şahsi dünyasıyla paralellik kurarak siyasi olayları ele alan bir çalışma olmaktan ziyade, bir bakıma sekiz yıllık saltanatı döneminin siyasi hâdiselerinin tafsilinden ibarettir. Ahmet Uğur tarafından hazırlanan yine Tansel’in kitabıyla aynı adı taşıyan çalışma ise (Yavuz Sultan Selim, Kayseri 1992) diğerinden farklı olarak I. Selim’in siyasi kimliği üzerine odaklanmış olup daha çok bu padişahın dönemini konu alan ve “Selimnâme” adını taşıyan tarihî kaynakları esasında, menkıbelere de yer yer ağırlık veren naif bir “hayranlık” ve “hamaset” havasında, herhangi bir tenkidi yaklaşım ihtiva etmeyen bir özellik göstermektedir. Yavuz Ercan’ın neredeyse küçük bir kitap hacminde yazdığı I. Selim ile ilgili uzun makalesi, daha rutin bir akademik dille kaleme alınmıştır (Türkler, IX, 421-445). Bunların dışında bugün piyasada bol miktarda rastlanan “Yavuz Sultan Selim” kitaplarının hiçbir ilmî değerinin olmadığını belirtmeliyim.
Bunların yanı sıra I. Selim ve dönemindeki olaylarla alakalı belirli konulara odaklanan özel akademik çalışmalar da mevcuttur. Bilhassa Çağatay Uluçay tarafından Topkapı Sarayı Arşivi’ndeki belgeler kullanılarak kaleme alınan “Yavuz Sultan Selim Nasıl Padişah Oldu” başlıklı üç makale, son derece dikkat çekicidir (Tarih Dergisi, sy. 9-12, İstanbul 1954-1956). Uluçay’ın yeni ve orijinal bilgilere ulaştığı bu makaleleri, hâlâ yeterince araştırmacılar tarafından kullanılmış ve dikkatle tahlil edilmiş değildir. Üstelik onun bazılarını özetleyerek aktardığı, bazılarını kısmen kullandığı belgelerin tam metinlerinin yayımlanması da gereklidir. I. Selim’in tahta geçişine ve duruma hâkim oluşuna kadar geçen süreyi kapsayan bu çalışma dışında hiç şüphesiz onun Doğu siyaseti, Safevilerle olan mücadelesi, Mısır seferi, iç olaylar konularında yerli ve yabancı akademisyenlerce yapılmış yayınların mevcut olduğu bilinmektedir. Bunlar içinde belgelere dayalı olarak yeni bulgular da ihtiva eden en önemli inceleme J.L.Bacque-Grammont’un Les Ottomans, Les Safevides el leurs voisins (İstanbul 1987) adlı kitabıdır.
Burada yaptığımız çalışma ise bütün bu kitabî ve arşiv bilgilerine dayalı olarak I. Selim’in kendi siyasi dünyası ve yaklaşımları ana ekseni içerisinde bir nevi biyografik inceleme mahiyeti taşımakta olup onun bizzat içinde yer aldığı olayların ve faaliyetlerinin muhassalası durumundadır. Sekiz yıllık sultanlığının neredeyse yarısını uzun seferlerde geçiren I. Selim’in ayak izlerini takip ederken burada özellikle onun dönemini baştan sona âdeta gün be gün aktaran Divan Kâtibi Haydar Çelebi’nin “Ruznâme” türü eseri temel alınmıştır. Böylece bir bakıma farklı bir perspektiften faaliyetleri çok iyi bilindiği düşünülen ve “Şarkın Fatihi” olarak isimlendirilebilecek olan bir Osmanlı padişahının daha sonra haleflerine miras kalacak siyasi teamül ve anlayışının olaylara dayalı “hikâyesi” ortaya konmaya çalışılmıştır.
Şahsi dünyası hakkında hemen hiçbir şey bilinmeyen ve bu konular hakkında doğrudan bir kaynağa rast gelinmeyen, kendi hususi hayatıyla alakalı bilgilerin ise “menkıbeler” sisi içinde âdeta kaybolduğu anlaşılan bir hükümdarın “biyografik profilini” ele almaktaki zorluk, böyle bir çalışmayı ister istemez çağdaş kaynakların ifadelerindeki imalara mahkûm bırakmaktadır. Üstelik şahsi dünyasını ele verecek kendi görüşlerini ve tavrını ortaya koyacak mektup ve hatlarının sadece şehzade olduğu dönemle sınırlı kalması, padişahlığı dönemine ait böyle hususi mektuplarının mevcut bulunmaması, ister istemez türlü gerekçelerle kaleme alınmış dönemin çağdaş kaynaklarının çoğu abartılı nakillerini veya menakıp türü malumatını öne çıkarmaktadır. Bundan dolayı burada tuzaklarla dolu “psikolojik derinliğe” dayalı anlatımlardan ziyade, olayların öngördüğü bir çerçevede konuyu daha “bilinen bir zeminde” ele alma yolunu tercih etmiş bulunmaktayım. Şüphesiz bu yaklaşım tarzının basit çözümlemelere yol açacağının, en azından teorik temelde zayıf kalacağının da farkındayım. Bununla beraber muasır kaynaklardaki hâdisâtın belirlediği çerçevenin dışına taşmanın ciddi anlamda sun’ileşmeyi beraberinde getireceğini düşünmekteyim. Yine de yer yer kaynaklara yönelik tenkidi yaklaşım ile söz konusu zorluğun aşılabileceği ve “sun’iliğin” önemli ölçüde bertaraf edilebileceği ümidini taşımaktayım. Ne de olsa tarih denen şeyin tarihçinin kaleminden neş’et ettiği, saf hakikate ulaşmanın ise felsefi bir tartışmanın ötesinde, tarih konu olduğunda hayli zayıf bir telakki olacağı açık değil midir?
Hulasa anlattığım biyografik “hikâye”yi, kaynaklardan yapılan nakilci bir saflığın eseri olmaktan çok “kişi, muhit ve çevre” üçgeni tahtında, olayların belirlediği zeminde, “ampirik” tarzda yer yer analitik çözümlemelerle, yer yer de bununla paralel giden edebi üslupla dengelenmeye çalıştım. Bu sebeple elinizdeki kitapta derin ilmi tahlillere dayalı bir akademik dil değil daha anlaşılabilir, mevcut bilgileri bazen destekleyen, bazen “yanlışlayan” bazen de yeni yorumlarla farklı bir pencere açan bir ifade şeklini benimsedim. Bilgilerin alındığı atıf yapılan ana kaynaklara dipnotlarda işaret etmekle beraber, okuyucuyu yormamak için doğrudan konuyu ilgilendirenleri belirtmeyi tercih ettim, bu çalışmanın hitap ettiği genel okuyucu kesimini de düşünerek onlar için ayrıntı sayılabilecek türden uzun kaynak mütalaalarına girişmedim ve mümkün olduğunca da “bibliyografik bilgiçlikten” kaçındım.
Nihayet bu çalışmanın ortaya çıkmasında pek çok meslektaşımın katkılarını şükranla anmalıyım. Tespit ettiğim, ama ulaşamadığım bazı kaynakların temini, farklı dillerdekilerin çevirisindeki yardımlar, teknik destekler ve tabii ki teşvikler bu kitabın oluşmasını sağlayan temel faktörlerdir. Bu bakımdan kendileriyle sürekli irtibat hâlinde olduğum Kemal Beydilli ve Mehmet İpşirli’yi özellikle belirtmek isterim. Erişemediğim bazı tezlerin ve kaynakların teminine yardımcı olan Erhan Afyoncu’ya, minyatürler konusundaki desteğinden dolayı Zeynep Tarım-Ertuğ’a, Arapça, Farsça ve İtalyanca kaynakların çevirisindeki yardımları için Cengiz Tomar, Vural Genç, Sami Arslan, Volkan Dökmeci’ye, ayrıca çeşitli teknik konularda destekleri için Özgür Kolçak’a ve Miraç Tosun’a teşekkür ederim. Kitabın en iyi şekilde basılmasında gösterdiği “sabırlı duyarlılık” dolayısıyla Yitik Hazine Yayınları yayın editörü Salih Gülen’e ve onun şahsında yayınevi yetkililerine müteşekkir olduğumu ifade etmeliyim.
Prof. Dr. Feridun M. EMECEN
Bakırköy/ Haziran 2010
İÇİNDEKİLER
ÖNSÖZ 9
GİRİŞ 13
I. Doğumu,Çocukluğu ve Şehzadelik Yılları 29
II. SaltanatMücadelesine Başlaması 45
Kefe’ye Gidişive Faaliyetleri 48
BabasıylaSavaşı 57
İstanbul’aDavet Edilmesi ve Tahta Çıkışı 64
III. SaltanatYılları ve İlk İcraatları: Kardeşlerinin Peşinde 71
IV.Osmanlıların Şark Meselesinin Başlaması: Çaldıran 1514 87
I. Selim’inRakibi Şah İsmail’in Zuhuru ve Dinî Düşüncesi 88
Çaldıran’aDoğru: Sebepler ve Bahaneler 92
SavaşArifesinde Anadolu’da Alevi Katliamı Miti 95
“Sûfî” Şahİsmail Üzerine Hareket 100
SonHesaplaşma: Çaldıran Savaşı 118
ÇaldıranZaferi Sonrası: Tebriz’e Giriş, Amasya’ya Dönüş ve Kemah’ın
Zaptı 145
V.Dulkadıroğulları Meselesi ve Doğu Anadolu Hâkimiyetinin Başlaması 159
VI. İstanbul’aDönüş ve Yeni Sefer Hazırlıkları: Doğu Meselesinin İkinci Safhası 171
V. Yeni BirDoğu Harekatı: Yusuf’un Tahtı / Mısır Seferi ve Hilâfet
Meselesi 187
İkinci ŞarkSeferinin Başlaması 194
İstanbul’danHareket 205
MercidabıkMeydan Savaşı 216
Halep veŞam’dan Gazze’ye Yürüyüş 229
Gazze Savaşıve Kahire Yolunun Açılışı 241
Kudüs Ziyareti 244
Kudüs’tenKahire’ye Hareket 248
Yusuf’unTahtını Açan Savaş: Ridaniye Muharebesi 254
RidaniyeSavaşı’nın Önemi ve Sonuçları 266
Kahire’deSokak Çatışmaları 271
TumanbayMeselesi ve İdamı 283
Mısır veKahire Günlüğü 298
Dönüş Yolunda:Şam-Halep Günleri ve İstanbul’a Varış 308
Hilâfet’inDevri ve Doğu / Arap Kültürel Etkisi Miti 321
Edirne veİstanbul Günleri: Son Yıllar (1518-1520) 329
İskender-iZamanın Ebedi Âleme Göçü: Kaçınılmaz Son 344
Son Söz:Şahsiyet ve İmaj 349
Ek I: 363
Hasan Can’ınMenakıbnâmesi veya Hoca Sadeddin Efendi’nin
Selimnâmesi. 363
Ek II: 371
EvliyaÇelebi’nin “Selimnâmesi”. 371
KAYNAKLAR 391
MinyatürlerleYavuz Sultan Selim 403
Bu ürünün sayfada belirtilen açıklamaları, fiyatı veya diğer özelliklerinin hatalı olduğuna inanıyorsanız aşağıdaki bilgileri doldurarak bize iletebilirsiniz
Bu forum ile yapacağınız yorumlarınıza cevap veremeyeceğimizi önemle bildiririz. Siparişiniz ve diğer tüm sorularınız için Müşteri Hizmetleri sayfasından Bize Ulaşın seçeneğini kıullanabilirsiniz.
Ürün açıklamasını yetersiz buluyorum.
Ürün açıklamasında yanlışlık var.
Bu sayfada teknik bir hata var.
Bu ürünün fiyatı sizde piyasaya göre daha pahalı.
Ürünün resmi görüntülenemiyor veya çok kalitesiz.
Ürünün resmi yanlış
Belirtmek istediğiniz başka bir öneriniz varsa yazabilirsiniz..!